Sanal Gerçeklik

Arttırılmış Gerçeklik

3D YAZICI

Teknoloji haberleri

online platformlar

You are here

Sanal gerçeklikle korku, kaygı ve takıntılara çare aranıyor

Dış dünyada kişiye kaygı veren uyaranların terapi odasına taşınmasıyla uygulanan sanal gerçeklik yöntemiyle, kişinin beyin, solunum, vücut ısısı ve kas hareketlerindeki değişiklikler izleniyor, korku, kaygı ve takıntılara çare aranıyor. 
Kaygı bozuklukları ve fobiye yol açan düşünce yapılarının, biofeedback yardımıyla sanal gerçeklik sayesinde düzeltilebildiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, yöntemle başarılı sonuçlar alındığını söyledi. 

Kaygı ve korkunun etkili bir şekilde tedavi edilebilmesi için sadece konuşmanın ya da hayalde duyarsızlaştırma çalışmalarının yetmediği durumlarda sanal gerçekliğin uygulandığını belirten Demirsoy, sanal gerçeklikle ilgili şu bilgileri verdi:

 “Kaygı, korku ve özellikle fobilerin tedavisinde bilişsel davranışçı terapiler etkilidir. Psikoterapi ile sadece kişiyi konuşarak tedavi etmekle kalmayıp teknolojinin bize sağladığı imkanlarından da faydalanıyoruz. 


Kaygı bozuklukları ve fobilerin terapisinde; kişide buna yol açan düşünce ve imajların ortaya çıkarılması ve bunlarla ilgili aşamalı olarak duyarsızlaştırma çalışmaları yapılıyor. 

Kaygı ve korkunun tam olarak geçmesi için de kişinin kaygı ve korku veren durumla karşılaşması gerekir. Sanal gerçeklik kişinin o reailiteyi yaşamasını sağlıyor. Kişi üç boyutlu olarak bu gerçekliği yaşıyor.” 

GERÇEK HAYATTA NASIL BAŞA ÇIKACAĞINI ÖĞRENİYOR Yöntemin kontrol edilebilir bir durum imkanı sağladığını aktaran Psikoloji Uzmanı, “Çünkü kişi terapistin yanında kaygısını kontrol etmeyi başarıyor ama gerçek hayatta gerçek uyaranla karşılaştığı zaman ne yaşayacağını bilmediği için kaçma-kaçınma davranışları devam ediyor. 

Çünkü insan doğası gereği kendisini rahatsız eden durumlardan kaçar. Kişi ancak güvenli durumda hissettiğinde ilerler. Bu yöntem sayesinde terapist eşliğinde ve onun rehberliğinde daha güvenli bir şekilde korkutan duruma yaklaşmasını sağlamış oluyoruz” dedi. 

BİOFEEDBACK İLE BERABER UYGULANIYOR 
Sanal gerçeklik uygulamasının biofeedback ile beraber uygulandığını dile getiren Demirsoy, şu bilgileri aktardı: “Bazen kişiler ‘korkuyorum’ der, kaygı seviyesi çok yüksek değildir ama kişiye çok yüksek geliyordur. 

Ya da tam tersi. Biofeedback bunun somut ölçeklerini de bize gösteriyor. Böylece kişi sanal gerçeklik gözlüğü ile birtakım sanal gerçeklik deneyimlemesi yaparken biz de ekranda onun ne gördüğünü ve gördüğüne nasıl bir fizyolojik tepki verdiğini izlemiş oluyoruz. 

Böylece onun maksimum anksiyetede kalacak şekilde yönlendirmeler yaparak maruz kalmasını sağlıyoruz. Kişi maruz kaldıkça bir süre sonra sönme dediğimiz olay gerçekleşir ve duyguda azalma başlar.” 

SANAL GERÇEKLİK NASIL UYGULANIYOR? 
Uzman Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, sanal gerçeklik yönteminin uygulanmasıyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Kişiye bir gözlük takılıyor. 

Kişi üç boyutlu bir şekilde ortamda gibi kendini deneyimleyebiliyor. Terapist de bilgisayar ekranından o anda kişinin ne gördüğünü iki boyutlu olarak gözlüyor. 

Biofeedbackten gelen sinyalleri izleyerek anksiyetesindeki artma ve azalmaları takip edebiliyor ve ona göre hastaya anında rehberlik edebiliyor.”NTV

3D TV

Görüş ve önerileriniz için teknoto.en@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Blog Arşivi

Bumerang - Yazarkafe

Total Pageviews